Anneler gününü orijinali gibi yaşamak

Bu yazıyı okuyun ve sonra unutun!

Anneler Günü Kutlansın diye çalış çabala, sonra da  pişman ol!

Zaman makinesi icat olunsa ve Anna Jarvis’in kullanmasına izin verilse, 1907’ye gider ve kendi projesini kendi elleriyle yok ederdi.

Bunu neden mi yazdım? Şu sebeple:

Annesine hediye verebilme şansını yıllar önce yitirmiş biri olarak, anneler günü yaklaşırken çarşıya çıktım ve hepinizin gördüğü manzaralarla karşılaştım. Annelerine hediye almaya çalışan çiftler; çocukları adına eşlerine hediye seçmeye çalışan erkekler; annelerine hediye seçmeye çalışan kadınlar; genelde ellerinde telefonla danıştıkları birine; bayan reyonları ve mutfak reyonları kalabalık… Hatta bir erkek eşine şöyle seslendi: ‘Babalar günü ne zaman? O gün siz de bana şunu alın’

Benim anladığım görev halini almış, alsak da bitse modunda alışverişler. Ancak hediyenin değerlisi salt  içinden geldi diye alınandır diye düşünüyorum. Sebepsiz,  tarihsiz, ansızın, içten…

Gelelim Anna Jarvis’e? O kim?

Hani şu mayısın ikinci pazarı için zorunlu alışverişinizi yapmanıza sebep olan kişi. Aslında ardından da iptali için çok uğramış. Gerçi o başlatmasa da başka biri başlatabilirdi, belki o zaman tarih farklı olurdu.

Çünkü tarihte annelik kutlamaları, ana tanrıça Rhea ve Cybele’ye şenlikle festival düzenleyen antik Yunanlılara ve Romalılara kadar uzanıyor, belki daha eskisi de vardır. Bizim kutladığımız şekliyle Mayıs’ın 2. pazarı Anneler Günü olayı 1907’de Anna Jarvis tarafından ortaya atıldı. Onun büyük gayretleri sonucunda  1914 yılında ABD’de resmi olarak kutlanmaya başladı.

Anna Jarvis, başlangıçta Anneler Günü’nü, anneler ve aileler arasındaki kişisel kutlama günü olarak tasarlamıştı. Beyaz bir karanfilin rozet olarak takılması ve annenin ziyaret edilmesi ya da kilise servislerine katılmak.

Ancak Anneler Günü kısa bir süre içinde,  ticari bir hal aldı ve 1920’de Jarvis bu durumdan çok tiksindi.  1948de ölümüne kadar bu günü takvimden çıkarmak için uğraştı. “Anneler Günü” adını kullanan gruplara karşı sayısız dava açtı, kişisel servetinin çoğunu avukatlık ücretlerine harcadı. Sanırım bugünleri görseydi çok daha kahrolurdu.

Ülkemizde ise ilk Anneler Günü kutlaması 1955te başladı.

Anneler her toplumda kutsal, bu sebeple de ülkelere göre çok farklı tarihler hatta farklı kutlamalar var.

Örneğin, Tayland’da, Anneler Günü, 1932 doğumlu eski Kraliçe Sirikit’in doğum günü olan 12 ağustosta kutlanıyor.

Diğer bir örnek, Etiyopya’da  anneler günü sonbaharda 3 günlük bir şölen ve kutlama olarak yaşanıyor. Şarkılar, özel tarifli yemekler, ritueller.

Şimdi bütün tarihini öğrenip annenizi ya da kayınvalidenizi bir beyaz karanfille ziyaret edip, “Jarvis’in kastettiği buydu” derseniz, içinden neler geçireceğini hayal edin.

Hoşunuza gitmedi değil mi?

Neyse siz yine hediyenizle anneleri ziyaret edin. Kendinizi ticaretin kuklası olmuş hissetseniz bile.

Anneler her şeye değer!

Paylaş:


Yorum yaparak, sizden sonra okuyanlara fikrinizi ulaştırın.