"Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğüve bunun sebebini senden bildikleri zamansen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen; Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenirve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen; Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsanveya hakkında yalan söylenir de sen yalanla

Halka konuşma yapmak konusunda yetkili kişilerden biri “konuşmanızı tamamen ezberleyiniz” diğeri “hazırlıklı konuşunuz” öteki “notlarınıza bakarak konuşunuz” gibi önerilerde bulunurlar. Aslında bu üç öneriden her biri eğer karakterinize uygunsa, uygun olabilir. Fakat karakterinize uymazsa yalnız zararı dokunur. Örneğin; konuşmacının biri; tıpkı

1- Değişim mühendisidir, olduğu yerde saymaktan hoşlanmaz, yeni fikirler üretmeye meraklıdır. 2- Kendini ve takımını devamlı geliştirmeye çalışır. 3- Ekip arkadaşlarına bir vücudun uzuvları gibi hareket etmeyi ve tek vücut olmayı öğretir. 4- Bilgileri hızlı anlama ve yorumlama yeteneğine sahiptir. 5- Mücadelecidir, engeller onu

Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen. Matematik dersinde; "Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor." Öğrenciler: "Öğretmenim çilek ne?" Diyorlar. Öğretmen: "İşte çocuklar çilek." "Biz hiç çilek yemedik." diyorlar. Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki

Tolstoy’un "İnsan Ne İle Yaşar" adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde

Süreyya Ağaoğlu. Ülkemizin ilk kadın avukatı. Bir arkadaşıyla birlikte Adalet Bakanlığı'nda staja başlar.. İlk günlerin heyecanı geçince, bir sorunla karşılaşırlar. Öğle yemeği işini nasıl çözeceklerdir? Evlerine gidemezler, evleri bakanlığa çok uzaktır. Devrin şartları dolayısıyla lokantaya da gidemezler. Aslında Ankara'da yemek yenebilecek bir lokanta vardır ancak

''Vardır bir hayır deyin ve buna gerçekten inanın!'' •Çocuklarla/yeğenlerle alt alta üst üste gıdı gıdı azması yapmak! Müthiş enerjik hissettiren, nefes nefese bırakan ve sevgiyi hücrelerinize kadar hissettiren mutluluk anı. Tek geçilir. •Uzun süre ülkenizden uzak kaldığınızda hiç ummadığınız bir yerde Türk

Bu yazıyı okuyun ve sonra unutun! Anneler Günü Kutlansın diye çalış çabala, sonra da  pişman ol! Zaman makinesi icat olunsa ve Anna Jarvis’in kullanmasına izin verilse, 1907'ye gider ve kendi projesini kendi elleriyle yok ederdi. Bunu neden mi yazdım? Şu sebeple: Annesine hediye verebilme

Fıkra bu ya; Hitler bir ingiliz ile oturuyormuş. Yanına gelen bir gazeteci sormuş. "Efendim bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?" Hitler : "50 bin Yahudi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğim." demiş. Gazeteci: "Bisiklet tamircisi mi? Neden?" diye sormuş. Hitler İngilize dönüp, "Görrdün mü 50 bin Yahudinin kimsenin umurunda

İlişkide başarı için 8 yöntem. Günümüzde çiftlerin ilişki sürelerinin ortalama 3-4 ay, evlilik sürelerinin de ortalama 6-7 yıl gibi süreler içerisinde sonlandığını vurgulanmakta, tüketim toplumunun getirdiği psikolojik etmenlerin boşanmalarda daha büyük etken olarak karşımıza çıktığını söyledi. Uzmanlara göre iki kişiyle oynanan

"Hıdırellez her sene 5 Mayıs ikindi vakti başlayıp, 6 Mayıs ikindi saatine kadar, bilhassa 5 mayıs gecesi güneş battıktan sonra, dilek ve niyetlerimizin kabul olduğu inancı ile binlerce yıldır kültürümüze yerleşmiş önemli bir geleneğimizdir. İnanca göre Hz. Hızır karadan ve Hz.

HAYAT, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostlarımızı *ve *benliğimizi temsil etmektedir. Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur. Onu düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak diğer 4 top

Gemilerde "jurnal" adı verilen bir seyir defteri bulunur. Gemi limandayken ya da seyir halindeyken yaşanan gelişmeler bu jurnal defterine kaydedilir. Geminin rotası, hızı, geldiği ve gideceği liman, vardiya değişimleri gibi bilgiler jurnale not edilir. Gemi sığ sulardan ve önemli su yollarından

Çocuklarda ödül ve cezaya keyifli bir yaklaşım.   Bir yerlerden duyduğum bir hikayeyi aklımda kaldığı kadarıyla aktarmak istiyorum. Her anne-baba hatta yetişkinin okuması gerektiğin düşünüyorum. Okuyan herkesin, kendince bir çıkarımı olacaktır. Olay nerede, ne zaman geçiyor bilmiyorum. Yaşlı bir kadının evinde oturmaktadır. Çocuklar

Pazartesi günü, bir çok çalışanın kabusu! Sabah gergin kalkıp işe gidiyor, günü iş yerinde geçiriyor, arada fırsat bulursak kendimiz için küçük şeyler yapıyoruz. Pazartesi gününü neden bu kadar abarttık bilemiyorum ancak, bu gerginliği hafifletecek bir kaç çay önerimiz olacak. Biberiye çayı: Özellikle Migren ve baş ağrılarına

• “Hayır” diyemediğimiz, iyi niyetli olduğumuz için yaptığımızı sandığımız her şey. • “Keşke” diyerek hayıflandığımız her şey. • ”Yarın yaparım” diyerek ertelediğimiz her şey. • Canımızı sıktığı halde görüşmeye devam ettiğimiz herkes. • Cevaplamadığımız mailler. • Evimizde sizi bekleyen fakat bir türlü vaktimiz olmadığı için

Amerika' da bir Üniversitede, profesör derse şöyle başlamış : "Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?" Tüm öğrencilerden bir çok değişik cevap gelmiş: - İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim, - Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım, -

Doğan Cüceloğlu'nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma: Cüceloğlu : Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı? Katılımcılardan Biri : Allaha şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok. Cüceloğlu : Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir

Kaliforniya’ da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi’ nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri

Bir şirketin yardım hattında kayıt altına alınmış bir telefon konuşması. Bu konuşma sonrası yardım hattındaki eleman işinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini “Gerekçesiz” isten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte telefon konuşması : – Yardım hattı, buyurun, nasıl yardımcı olabilirim? – Bir

Eski Yunan’da Çok zengin bir adam, Çocuğunun eğitim alarak aydın bir adam olmasını ister. Sokrates’in öğrencilerinden Aristippos’u (M.Ö.435 -M.Ö.366) ziyaret ederek oğluna eğitim vermesini ister. Filozof: ‘Elbette” dedi, ‘Yalnız oğlunu eğitmek için bin altın isterim.” Baba: ‘Ne..! Bin altın mı?”- diye bağırdı. ‘Bin altın

Genç kız evliliğinin üçüncü ayında annesine geldi. Sevdiği adamla evlenmişti, sevildiğini de biliyordu. Ancak bir şeyler yolunda gitmiyor gibiydi. Anne kız herkesin terk ettiği sahilde gün batımını seyrettiler. Anne uzun bir süre sessiz kaldı. Çocuklarına yapabileceği en güzel iyiliğin, onları dinlemek

Bir gün bir anne, yanına oğlunu alarak Gandhi’yi ziyarete gitmiş. Annenin amacı, dünyanın en büyük liderlerinden biri olan Gandhi’den yardım istemekmiş. Oğlu şekere bağımlıymış ve şekere olan bu tutkusunu bırakabilmesi için Gandhi’nin yardımını istiyormuş. “Gandhi, oğlum çok fazla şeker tüketiyor. Lütfen

Aydın Valiliği'ne atandığında, henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gider. Tebdil-i kıyafet gelir. Acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye der ki "Başhekimin odası nerede?" Hemşire şöyle bir bakar Yazıcıoğlu'na. Tanıyamaz tabi. Küçümseyici

Üniversitelerimizde yaptığım söyleşilerde bana en çok para hakkında soru sorulur. Herhalde iş adamı olduğum için. Ben, “paranın iki kişiliği vardır” derim. Birincisi; para bir değiş tokuş aracıdır. Para verip yiyecek, giyecek, ev, bark, hatta sağlık satın alabilirsiniz. İkincisi ile gelecek korkusunu yenersiniz. “Yaşlılığımda çaresiz, muhtaç, perişan kalmam, çünkü kötü

Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: Saygıdeğer hocam, uzun zamandır sizi takip ediyorum. Her dediğinizin bir mantığı olduğunu görüyorum. Ancak kafamı kurcalayan bir şey var. Sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, bu gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Sahi bu gölcükte ne var? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi

Dün Japon eğitimcilerin, bizim eğitim sistemimiz ile ilgili yorumları, takipçilerimiz tarafından oldukça ilgi gördü. Bugün yine Japonya'dan iki örnek ile devam edeceğiz. Japonya’da çocuklara ilkokulda pek çok “insani” ders verirler ( biz gerek görmeyiz çünkü biz zaten her şeyi biliyoruz deriz.)

Kişisel Gelişim Online Blog kısa sürede herkesin ilgisini çekmeyi başardı. Çok kısa bir zaman içinde günlük 10.000 civarında hit almayı başardı. Kişisel gelişi ile ilgilenen binlerce kişi, düzenli olarak sosyal medyadan ve sitemizden blogumuzu takip eder ve paylaşır hale geldi. Siz

Shecky amca büyük koltuğunda oturmuş pencereden dışarı,dağ manzarasını izliyor. Eski püskü bir cüppe giymiş puro içiyor. Yeğeni Tom aceleyle içeri giriyor. Tom (nefes nefese): amca sorun ne telefonu aldım ve hemen buraya geldim. Shecky Amca : Tom oğlum fazla vaktim kalmadı bu nedenden

Bir bilgeye sormuşlar: "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz? "Terzimi severim," diye cevap vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar: "Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi? "Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: "Dostlarım, evet ben

Bir Afrika Atasözünde der ki: Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da Kafasında bir tek düşünce vardır. En hızlı kosan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olur. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında bir tek düşünce vardır. En yavaş kosan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir. İster

Steve Jobs'u bilmeyen yoktur. Teknolojide yeni kapılar açan bu radikal insanın çok az tarafından bilinmeyen ilginçliklerini aşağıda sıraladık. 1. Jobs neden Apple’dan atıldı? Herkes Steve Jobs’un 1985 yılında Apple’dan atıldığını biliyor. Biraz daha araştıranlar ise Apple’ın sahibi John Sculley ve Steve arasında

Profesör sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde tas aldı

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört

SUYUN DÖRDÜNCÜ HALİ KEŞFEDİLDİ Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı’nda yapılan bir deneyde suyun aşırı sınırlanması ile gözlemlenebilen dördüncü bir hali keşfedildi. Kuantum tünelleme olarak bilinen bu durumda suyu oluşturan atomlar aynı anda birden fazla yerde bulunuyor. Hepimizin bildiği gibi suyun katı, sıvı ve

Bir ilişkiyi mahvetmenin yolları: Bu yazımızda, ilişkilerde en çok yaptığımız ve sonrasında o ilişkiye zarar veren davranışları derleyerek, kendinizce çıkarımlar yapmanızı sağlamaya çalıştım. Kendinizi olduğunuzdan farklı gösterin. Yalan söyleyin Sevgilinizi, geçmişi ile sorgulayın Sevgilinizi, birileriyle kıyaslayın Sevgilinize, alışkanlıklarnı değiştirmesi konusunda baskı yapın Sevgilinizin telefonunu, mailini, sosyal medya

Fakir bir ailenin çocuğu olarak başladı hayatına. Okul masraflarını karşılamak için çalışmanın dışında kanını bile sattığı oldu. Pazarlamacı olarak çalışırken istifa edip her köşe başına kahve dükkanı açma hayalinin peşine düştü… “Tutmaz” denilen fikri o kadar tuttu ki dünyada kahve

Husk Power Systems (“HPS”) / Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üretimi Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üreten %100 biyo kütle santrali ile ilk kez 2007’ de bir köyün aydınlatılmasını sağlayan Husk Power Systems (“HPS”) bugün Hindistan’ın kırsal kesimlerinde 250’yi aşkın köy ve mezrada

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk çocukları çok sever, onlarla konuşmaktan büyük zevk duyardı. Bir çok çocuklarla yakından ilgilenmiş, onların iyi yetişmeleri için çalışmıştı. Ünlü yazar Ercüment Ekrem Talu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk’le bir çocuk arasında geçen konuşmayı bir yazısında şöyle

ÇIRAKLIĞINI YAPMADIĞIN İŞİN PATRONU OLAMAZSIN Gözlerinden enerji fışkırıyor… Ellerini masanın üstünden kaldırıp, oturduğu koltuğa biraz daha yaslanıp kendinden emin bir sesle “Çıraklığını yapmadığınız bir işin patronluğunu yapamazsınız! Sanayici olarak yetişmişiz. Bilmediğimiz işlere girmeyiz. Dürüst olup cesaretli kararlar verdikten sonra, başarı peşinden gelir

Yıllar önceydi. Ankara’da; Milli Eğitim Bakanının odasının kapısı çalındı. İçeriden kararlı ve tok bir ses; -" Girin" diye seslendi. Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise öğrencisi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak -"Babacığım, elini öpmeye geldik Gazi ile beraber" diyerek arkadaşını gösterdi. Mezun olmuşlardı iki

NAPOLYON BONAPART Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart‘ı bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: ‘Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz’ gibi fikirler yürütmeye başlayınca Napolyon: ‘Evet, onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım!’ MİCHAEL DE BAKEY Dünyanın en ünlü

Yüzyıllardır gelmiş geçmiş üstadların,bilgelerin,peygamberlerin en azından 1 kez olsun gönül gözü diye adlandırdığı şey gerçek oluyor. Kalbimizin sadece vücudumuza kan pompalayan bir organ olmadığı bilim tarafından son yıllarda giderek daha iyi anlaşılıyor. Kalbin daha önceden bilimin farketmediği, AMA sözde daha ilkel toplumların

Hintli bir yaşlı usta, çırağının her şeyden sürekli şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer

Bir gün çok zengin bir adam, oğlunu kırsal kesime götürüp ona onların ne kadar fakir olabileceğini göstermek istemişti. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gün bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: - Yolculuğumuzu nasıl buldun? + Çok güzeldi babacağım! diye cevapladı

Ahlak felsefesinin kurucusu kabul edilen antik Yunan filozofu Sokrates öğrencilerini nasıl seçerdi? Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: – Bir gün dahi olsa sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, niye bir gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi var? Socrates, bu

Yılmaz Babaoğlu, “Tatlı bisküvide rekabet çok acıdır. 317 milyon TL ciromuz var. 81 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’de bisküvide üçüncüyüz” dedi. Babaoğlu, Sivaslı bir bakkaldan işittiği azarın BİFA’nın gelişmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. BİSKÜVİ Fabrikaları’nın ilk iki harfi bir araya getirilip 60

Özgürlük savaşçısı bir adam ülkeler arasında sürekli seyahat ediyormuş. Bir gece yine bir kervansarayda kalmış. Altın bir kafeste sürekli “özgürlük! özgürlük!”diye bağıran güzel bir papağan görünce şaşırmış. Papağan sürekli “özgürlük” diye ağlamaklı bir sesi tekrarlıyormuş. Adam kendi kendine “bugüne kadar pek çok papağan

Irvin Yalom, Amerikalı bir varoluşçu psikoterapist ve yazar. Ülkemizde özellikle son yıllarda yayınlanan birçok kitabı, insanların psikolojiye, psikanalize ve varoluşçu yaklaşıma ilgi duymasını sağladı. “Ben de sizin gibi gece korkularıyla boğulurum. Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm.

Baharın yüzünü gösterdiği, toprağın canlandığı, etrafımızın yeşermeye başladığı şu güzel günlerde, ülkemizin içinde bulunduğu durum, hepimizin içini karartmaktadır. Bu sabah uzun zamandır ilk defa kuş sesi ile uyandım. Bütün negatifliklere rağmen kuşlar neşe içindeydi. Bize ne oluyordu? Neden hemen ümidimizi kesmiştik birçok şeyden? Sonra

“BEDELİ ÇANAKKALE’DE” Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi( 1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden

Bridge isimli bir eğitim girişimi ABD’de 1000 kişi arasında yaptığı anket sonucunda kadın ve erkek çalışanların maaş eşitliği, cinsel taciz ve cinsiyet ayrımcılığı gibi hassas konularda ne düşündüğünü inceledi. Sonuçlara göre herkes 5 yıl içerisinde daha adil ve iyi bir çalışma

Bu pazar YGS sınavına 2 milyon kişi girecek. Öğrencilerimizin büyük bir kısmı, stresini kontrol edemediği için yeteri kadar başarılı olamamaktadır. Başaramama sebeplerinin başında, zamanı yönetememe, cevabı yada çözüm yolunu bildiği halde doğru cevabı verememek olduğunu görürüz. Bildiği halde, doğru cevabı verememenin sebebi, bilgiyi

Ülkemizde kurulan şirketlerin %98 i 7. yılını dolduramadan kapanıyor. İş dünyasında başarılı olabilmek için sürdürülebilirlik ve karlılık çok önemli. Kişisel Gelişim Online olarak, bu alandaki eksikleri birer birer tespit ederek, her hafta sizlerle konu ile ilgili, farkındalık yazıları paylaşacağız. Bugünkü konumuz

İslam öncesi Türklere ait bilgiler M.Ö. 4000-4500 yıl gerilere kadar ulaşmaktadır. Bu konu bağlamında her şeyden önce Türk dili analiz edilmelidir. Hiçbir Türk dilinde cinsiyet ayrımı yoktur. Çünkü Türk kültüründe cinsiyetler arası ayrımcılık bulunmamaktadır. Ayrıca ilk şamanların kadın olduğuna ve

Öfkenin veya korkunun bir odanın havasını elektriklendirebilme tarzını hissetmişseniz, Sandra Ingerman’ın “zehirli düşünceler” sözüyle neyi kastettiğini anlayacaksınız. Bir aile terapisti ve şaman olan yazar, düşüncelerimizin ve duygularımızın zihinsel ve fiziksel esenliğimizi etkileyen görünmeyen ama hissedilir bir enerji yaydığına inanıyor “Zehirli

Farkındalık “Şu anda ne yaşıyorum” sorusunu yanıtlamak için, kendi düşüncelerini, duygularını ve bedenini gözlemlenmesi yoluyla elde edilen zihinsel bir durum olarak tarif edilebilir. Bilinçaltımızın temel işlevlerinin başında bizi korumak gelir. bizi koruyabilmek için, güvenli alanlarda tutmaya çalışır. Bizi güveli alanlarda tutabilmek

Çocuklarımızla neden anlaşamıyoruz? Bu soruyu kendinize hiç sordunuz mu? Bu soru öyle bir sorudur ki, çekirdek inançlarımız gereği sorar sormaz bilinçaltımızın cevabı yapıştırdığı bir sorudur. Cevap genelde aramızdaki çağ farkıdır ya da buna yakın bir cevaptır. Ben müsadenizle biraz farklı açılardan bakmanızı sağlayacağım. Kendinizi çocuğunuzun

İlişkilerde Acabalar. Acaba doğru insanla mı beraberim? Acaba beni seviyor mu? Acaba ileride değişir mi? Acaba düzelir mi? Şu an mutsuzum ama acaba mutlu olur muyum? Bu ve buna benzer soruları kendinize sık soruyor musunuz? O zaman aramıza hoş geldiniz. Bu soruları kendimize neden sık sorarız? Hiç

Mutluluk nedir? Bu soruyu hepimiz kendimize sormalıyız. Gelecek cevaplar neler olurdu? Ben bu soruyu ilk önce Türk Dil Kurumu sözlüğüne sordum, ne mi diyor? Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu… Türk Dil Kurumuna göre bile ulaşılması neredeyse

Koç gibi meslek Son yılların gözde mesleklerinden biri haline gelen 'yaşam koçluğu' yüksek gelirli yeni bir kazanç kapısı oldu. Ortalama 40 saatlik bir eğitimden sonra koçluk sertifikasını alan bir kişi, saat başı 150 lira ile 1.000 dolar arasında değişen ücretlerle para

[sg_popup id="12" event="onload"][/sg_popup]Koçluk bilinenin aksine danışmanlık ya da danışma makamı değildir. Koçlar danışanlarına şunu yap, bunu yap, böyle davran gibi cümleleri kesinlikle söylemez, danışanlarını bir şeyler yapmaya zorlamaz, yargılamaz, yorumlamaz ve yönlendirmezler. İnsanlarımızın yüzde doksanının belki de en basit ve basmakalıp

Hipnoz Nedir? Önce Hipnozun tam bir uyku olmadığını söylemekle başlamalıyım. Her ne kadar Hipnosis Yunanca da uyku anlamına gelse de (hatta Yunan mitolojisinde uyku tanrısının adı olsa da) yapılan elektrofizyolojik incelemeler hipnoz anı ile uyku halinin tamamen farklı durumlar olduğunu göstermiştir.

NLP Nedir? NLP, yaşamımızda üzerinde düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirmiş olduğumuz algılama, düşünme ve davranış süreçlerini, bilinçli hale getirme ve geliştirmede üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, zihnin işleyişi ile ilgili, yetmişli yılların sonlarına doğru Amerika'da geliştirilmiş bir model ve metodolojidir. Dilbilimci Prof. John Grinder

Kurumsallık ya da kurumsallaşma hepimizin saygıyla baktığı bir kelimedir, ancak kurumsallaşmanın tam olarak ne demek olduğunu anladığımız söylenemez. Türk Dil Kurumunun, Büyük Türkçe sözlüğünde Kurumsal kelimesinin karşılığında: Değişik birim ve fonksiyonlarıyla bir kurumun niteliklerine tam anlamıyla sahip olan diye yazmaktadır. Hepimize göre

Afrika'da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir. Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Onlara "hadi, şimdi başlayın birinci olan ödülü alacak" der. O anda bütün çocuklar elele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve

İkili ilişkilerle ve evliliklerle ilgili yaptığım çalışmalardan edindiğim sonucu anladığım şekilde sizlerle paylaşmak istedim. Çok basit birkaç şeyi yaparsak, ilişkilerin bitmesine neden olan olayların en az yarısının önüne geçebilir, daha sağlıklı, daha aşk dolu ve daha güvenli ilişkiler yaşayabiliriz. Koçluk kavramı,

Sağlık Bakanlığı’nın, sezaryenin azaltılmasına yönelik önlemler kapsamında devreye sokacağı doğum koçları, anne adayının endişesini giderip, doğum stresini en aza indirmeye çalışacak. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanı Sema Sanisoğlu, anne ve baba adayının doğumda nasıl bir süreç

Hepimizin bildiği gibi, çocuklarımız dünyadaki en değerli varlıklarımızdır. Ve biz ebeveynlerin onları , her anlamda iyi bir şekilde yetiştirmek, hayata hazırlamak en büyük dileğimizdir. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız . Bu kutsal görevi daha doğru, daha

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi. Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman

Daha zeki olmanın 24 yolu: Bu sizin elinizde. Yani zekânızı ilerletebilir veya geriletebilirsiniz! Yani, 110 puandan 130 puana yükselen kişi “ortalama” insandan “üstün yetenekli” insan sınıfına geçiyor! Tersi ise aptallaşıyorsunuz! Gündelik yaşamınızda, işinizde ve aşk ilişkilerinizde daha başarılı olabilirsiniz. Bilimsel araştırmalardan, özellikle