Kişisel Gelişim Nedir? Bazı kavramlar vardır, hemen herkes kullanır ama net bir tarifi yoktur. Kişisel gelişim kavramının da hepimizin zihninde bir algısı var, ancak içeriği yada tarifi tam bilinmediği için, anlamlar havada uçuşur. Bir dakika durun ve düşünün. Sizin kişisel gelişim

"Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğüve bunun sebebini senden bildikleri zamansen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen; Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenirve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen; Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsanveya hakkında yalan söylenir de sen yalanla

GÖZDEKİ LEKE Hermione krallıktaki en güzel kadındı.şairler ve şarkıcılar hep onun güzelliğine övgüler düzen şeyler yazıyor, söylüyordu.uzun, ipek gibi saçlarını mücevherlerle bir tutuyorlardı.ona abayı yakmış pek çok asilzade ve tüccar, Hermione’ye ait olduğu, hatta değerli göz yaşlarını onlara sildiği söylenen mendilleri

DOLU FİNCAN Yaşlı usta kapısının ısrarla vurulmasıyla sarsılarak derin düşüncelerinden sıyrıldı. Zengin giyimli bir adam davet beklemeden içeri daldı. Nefes bile almadan genizden gelen yüksek bir sesle kendini tanıttı :’ bilmelisin ki saygı değer usta , bugün huzuruna gelen bir öğrenci

TATİL SÜRECİNDE ÇOCUK EĞİTİMİ ÇOCUKLARIN ÖĞRENMEYE EN YATKIN OLDUKLARI ZAMAN DİLİMİ: Sabahın ilk saatleri ile başlamakta ve öğlenin ilk saatleri ile bitmektedir. Öğle saatleri eğitimin en verimsiz olduğu saatlerdir. Eğitimin verimli olduğu diğer saat dilimi ise öğlenin bitimini takip eden dakikalar ile güneşin battığı

Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen. Matematik dersinde; "Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor." Öğrenciler: "Öğretmenim çilek ne?" Diyorlar. Öğretmen: "İşte çocuklar çilek." "Biz hiç çilek yemedik." diyorlar. Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki

Tolstoy’un "İnsan Ne İle Yaşar" adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde

Bu hikaye, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğlunun gerçek bir hikayesidir. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi

''Vardır bir hayır deyin ve buna gerçekten inanın!'' •Çocuklarla/yeğenlerle alt alta üst üste gıdı gıdı azması yapmak! Müthiş enerjik hissettiren, nefes nefese bırakan ve sevgiyi hücrelerinize kadar hissettiren mutluluk anı. Tek geçilir. •Uzun süre ülkenizden uzak kaldığınızda hiç ummadığınız bir yerde Türk

Bu yazıyı okuyun ve sonra unutun! Anneler Günü Kutlansın diye çalış çabala, sonra da  pişman ol! Zaman makinesi icat olunsa ve Anna Jarvis’in kullanmasına izin verilse, 1907'ye gider ve kendi projesini kendi elleriyle yok ederdi. Bunu neden mi yazdım? Şu sebeple: Annesine hediye verebilme

Fıkra bu ya; Hitler bir ingiliz ile oturuyormuş. Yanına gelen bir gazeteci sormuş. "Efendim bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?" Hitler : "50 bin Yahudi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğim." demiş. Gazeteci: "Bisiklet tamircisi mi? Neden?" diye sormuş. Hitler İngilize dönüp, "Görrdün mü 50 bin Yahudinin kimsenin umurunda

İlişkide başarı için 8 yöntem. Günümüzde çiftlerin ilişki sürelerinin ortalama 3-4 ay, evlilik sürelerinin de ortalama 6-7 yıl gibi süreler içerisinde sonlandığını vurgulanmakta, tüketim toplumunun getirdiği psikolojik etmenlerin boşanmalarda daha büyük etken olarak karşımıza çıktığını söyledi. Uzmanlara göre iki kişiyle oynanan

"Hıdırellez her sene 5 Mayıs ikindi vakti başlayıp, 6 Mayıs ikindi saatine kadar, bilhassa 5 mayıs gecesi güneş battıktan sonra, dilek ve niyetlerimizin kabul olduğu inancı ile binlerce yıldır kültürümüze yerleşmiş önemli bir geleneğimizdir. İnanca göre Hz. Hızır karadan ve Hz.

Yukarıdaki resimde, ilk neyi gördüyseniz, sizin hakkınızda çok detaylı bilgi veriyor. Şimdi bu testi kendinize yapın. Sonrasında da sevdiklerinizle paylaşın. ADAM GÖRENLER: Ailenin, arkadaşların, sevgilinin, çocukların tüm sorunlarını çözmeyi kendine görev edinmişsin. Hep güçlü olmak üzere kendini yetiştirmişsin. Ama bu günlerde artık

Kintsugi, diğer adıyla kintsukuroi, tarihi 15. yüzyıl Japonyası’na dayanan bir “tamir sanatı”. Eski Japonca kintsugi kelimesi dilimize “altın birleştirme/tamir,” ya da “altınla yamama” olarak çevriliyor. Kintsugi zanaatının altında yatan felsefe kırılan veya eskiyen eşyalardaki güzelliği görmek şeklinde tanımlanan “wabi-sabi.” Bu felsefeye

HAYAT, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostlarımızı *ve *benliğimizi temsil etmektedir. Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur. Onu düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak diğer 4 top

Gemilerde "jurnal" adı verilen bir seyir defteri bulunur. Gemi limandayken ya da seyir halindeyken yaşanan gelişmeler bu jurnal defterine kaydedilir. Geminin rotası, hızı, geldiği ve gideceği liman, vardiya değişimleri gibi bilgiler jurnale not edilir. Gemi sığ sulardan ve önemli su yollarından

Çocuklarda ödül ve cezaya keyifli bir yaklaşım.   Bir yerlerden duyduğum bir hikayeyi aklımda kaldığı kadarıyla aktarmak istiyorum. Her anne-baba hatta yetişkinin okuması gerektiğin düşünüyorum. Okuyan herkesin, kendince bir çıkarımı olacaktır. Olay nerede, ne zaman geçiyor bilmiyorum. Yaşlı bir kadının evinde oturmaktadır. Çocuklar

Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile

Pazartesi günü, bir çok çalışanın kabusu! Sabah gergin kalkıp işe gidiyor, günü iş yerinde geçiriyor, arada fırsat bulursak kendimiz için küçük şeyler yapıyoruz. Pazartesi gününü neden bu kadar abarttık bilemiyorum ancak, bu gerginliği hafifletecek bir kaç çay önerimiz olacak. Biberiye çayı: Özellikle Migren ve baş ağrılarına

• “Hayır” diyemediğimiz, iyi niyetli olduğumuz için yaptığımızı sandığımız her şey. • “Keşke” diyerek hayıflandığımız her şey. • ”Yarın yaparım” diyerek ertelediğimiz her şey. • Canımızı sıktığı halde görüşmeye devam ettiğimiz herkes. • Cevaplamadığımız mailler. • Evimizde sizi bekleyen fakat bir türlü vaktimiz olmadığı için

Amerika' da bir Üniversitede, profesör derse şöyle başlamış : "Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?" Tüm öğrencilerden bir çok değişik cevap gelmiş: - İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim, - Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım, -

Bir işadamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçen paspal, sevimsiz bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; 'Bakın bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Seyredin şimdi

Hint felsefesi, Hinduizm'in kuramlarının yazıldığı Veda'lara dayanır. Veda, bir çeşit ansiklopedidir. Eski ciltleri ilahilerle dolu iken, nispeten yeni bölümleri bu ilahi ve beyitlerin felsefi yorumlarını içerir. Rigveda adı verilen bu metinlerde örneğin: "Tanrılar ve insanlar yokken bu evrende ne vardı?" gibi

Bir şirketin yardım hattında kayıt altına alınmış bir telefon konuşması. Bu konuşma sonrası yardım hattındaki eleman işinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini “Gerekçesiz” isten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte telefon konuşması : – Yardım hattı, buyurun, nasıl yardımcı olabilirim? – Bir

Borçları giderek artmakta olan bir iş adamı, umutsuzluğa kapılmış, hiçbir çıkış yolu göremiyordu. Bankalar kredi talebini reddediyor, alıcılar da sürekli olarak ödeme talebinde bulunuyorlardı. Tüm bunlardan bunalan adam, nefes almak için parktaki bir bankın üzerine oturdu ve başını iki elinin arasına alarak

Bir gün bir anne, yanına oğlunu alarak Gandhi’yi ziyarete gitmiş. Annenin amacı, dünyanın en büyük liderlerinden biri olan Gandhi’den yardım istemekmiş. Oğlu şekere bağımlıymış ve şekere olan bu tutkusunu bırakabilmesi için Gandhi’nin yardımını istiyormuş. “Gandhi, oğlum çok fazla şeker tüketiyor. Lütfen

Bugün hayata gözlerini yuman ünlü oyuncu Tarık Akan bir TV programında anlattığı hikayedir. Çok etkilendiğim için paylaşmak istiyorum. Babasının tayini çıktıktan sonra Kayseri'ye gittiklerini ve Sümer İlkokulu'na devam ettiğini söyleyen Akan, hayatını değiştiren Ayla öğretmenini şöyle anlattı: "Okuma-yazmam yok. Öğrenmemişim. Ayla öğretmenimin

Aydın Valiliği'ne atandığında, henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gider. Tebdil-i kıyafet gelir. Acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye der ki "Başhekimin odası nerede?" Hemşire şöyle bir bakar Yazıcıoğlu'na. Tanıyamaz tabi. Küçümseyici

Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına ” Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş. ” Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de

Adı Fleming’di ve fakir bir çiftçiydi. Ailesi için para kazanma çabasında olduğu bir gün, yakındaki bataklıktan gelen , yardım isteyen bir ağlama duydu. Aletlerini yere düşürdü ve bataklığa koştu. Orada, beline kadar ıslak ve siyah hayvan dışkıları içinde batmakta olan bir çocuk buldu,

Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: Saygıdeğer hocam, uzun zamandır sizi takip ediyorum. Her dediğinizin bir mantığı olduğunu görüyorum. Ancak kafamı kurcalayan bir şey var. Sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, bu gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Sahi bu gölcükte ne var? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi

Uyuşturucu bağımlısı bir babanın, iki çocuğundan biri aynı babası gibi uyuşturucu bağımlısı olmuştur ve hapisaneye girmiştir. İşin ilginç yanı aynı babanın diğer oğlu ise büyük bir şirketin genel müdürü olmuştur. Bu olay gazetecilerin çok dikkatini çeker ve hapisanedeki baba ile görüşme

Dün Japon eğitimcilerin, bizim eğitim sistemimiz ile ilgili yorumları, takipçilerimiz tarafından oldukça ilgi gördü. Bugün yine Japonya'dan iki örnek ile devam edeceğiz. Japonya’da çocuklara ilkokulda pek çok “insani” ders verirler ( biz gerek görmeyiz çünkü biz zaten her şeyi biliyoruz deriz.)

Kişisel Gelişim Online Blog kısa sürede herkesin ilgisini çekmeyi başardı. Çok kısa bir zaman içinde günlük 10.000 civarında hit almayı başardı. Kişisel gelişi ile ilgilenen binlerce kişi, düzenli olarak sosyal medyadan ve sitemizden blogumuzu takip eder ve paylaşır hale geldi. Siz

Babalar her zaman en iyisini bilmeyebilir, ama çoğu zaman çocuklarının hatırlayacağı ve kariyerlerinde kullanacağı öğütleri paylaşırlar – ister doğrudan, ister dolaylı olarak. Kim olduğunuzu unutmamaktan, belirsizliği benimsemeye kadar, dünyaca ünlü CEO'ların babalarından öğrendiklerini,  sizlerle paylaşıyoruz. “Dikkatin dağılmasın.” Jim Koch, Samuel Adams’ın kurucusu “Babama

Öğretmen bir gün denizin ortasında batmak üzere olan bir geminin hikayesini sınıfta öğrencileriyle paylaşır. Gemideki çift cankurtaran botunun yanına kadar gelir ve sadece bir kişilik yer olduğunu görür. Hikayenin gerçekliği hakkında tamamen emin olmasam da, hepimizin hikayeden ders çıkaracağını zannediyorum. Öğretmen, hikayeyi anlatmaya

Shecky amca büyük koltuğunda oturmuş pencereden dışarı,dağ manzarasını izliyor. Eski püskü bir cüppe giymiş puro içiyor. Yeğeni Tom aceleyle içeri giriyor. Tom (nefes nefese): amca sorun ne telefonu aldım ve hemen buraya geldim. Shecky Amca : Tom oğlum fazla vaktim kalmadı bu nedenden

Şirketin durumu iyi gitmemektedir ve artık patronların genel müdürü değiştirmekten başka çaresi kalmamıştır. Eski ve yeni genel müdür bir araya gelmişlerdir ve oturur sohbet etmeye başlarlar. Eski genel müdür: – “Ben bu şirketi düzlüğe çıkaramadım, umarım sen başarırsın. Ama olur ya, işler

Bir yarışma programında olduğunuzu ve üç kapıdan birini seçme hakkınız olduğunu varsayalım. Kapılardan birinin ardında bir araba, diğerlerinin ardında ise keçiler var. Kapılardan birini, diyelim ki 1'inciyi seçiyorsunuz ve kapıların ardında ne olduğunu bilen sunucu, diğer kapılardan birini, diyelim ki ardında

Bir bilgeye sormuşlar: "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz? "Terzimi severim," diye cevap vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar: "Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi? "Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: "Dostlarım, evet ben

Steve Jobs'u bilmeyen yoktur. Teknolojide yeni kapılar açan bu radikal insanın çok az tarafından bilinmeyen ilginçliklerini aşağıda sıraladık. 1. Jobs neden Apple’dan atıldı? Herkes Steve Jobs’un 1985 yılında Apple’dan atıldığını biliyor. Biraz daha araştıranlar ise Apple’ın sahibi John Sculley ve Steve arasında

Yaşlı bir adam, sabah erken evinden çıkmış. Yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar

"Yirmi altı yaşındaydım..Amerika'ya yeni gitmiştim,,, Osgood'un araştırma asistanlığını yapıyorum. Aynı odada, John ve Gary adında iki asistan daha var. Bir cumartesi günü ofise gittiğimde, Halının üstünde emekleyen bir oğlan çocuğu gördüm. Gary oğlunu getirmişti. Herkes kendi işini yapıyordu. Ben de masama oturdum, Çalışmaya başladım. Odada oldukça

Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş. Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş , ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler

Profesör sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde tas aldı

ÇÖP KAMYONU KANUNU Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Ticari taksinin şoförü bu siyah arabaya çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır. En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört

Bilinen ama hoş bir hikaye. Belkide okumak için doğru zamandır :) Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda

Bir ilişkiyi mahvetmenin yolları: Bu yazımızda, ilişkilerde en çok yaptığımız ve sonrasında o ilişkiye zarar veren davranışları derleyerek, kendinizce çıkarımlar yapmanızı sağlamaya çalıştım. Kendinizi olduğunuzdan farklı gösterin. Yalan söyleyin Sevgilinizi, geçmişi ile sorgulayın Sevgilinizi, birileriyle kıyaslayın Sevgilinize, alışkanlıklarnı değiştirmesi konusunda baskı yapın Sevgilinizin telefonunu, mailini, sosyal medya

Fakir bir ailenin çocuğu olarak başladı hayatına. Okul masraflarını karşılamak için çalışmanın dışında kanını bile sattığı oldu. Pazarlamacı olarak çalışırken istifa edip her köşe başına kahve dükkanı açma hayalinin peşine düştü… “Tutmaz” denilen fikri o kadar tuttu ki dünyada kahve

Husk Power Systems (“HPS”) / Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üretimi Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üreten %100 biyo kütle santrali ile ilk kez 2007’ de bir köyün aydınlatılmasını sağlayan Husk Power Systems (“HPS”) bugün Hindistan’ın kırsal kesimlerinde 250’yi aşkın köy ve mezrada

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk çocukları çok sever, onlarla konuşmaktan büyük zevk duyardı. Bir çok çocuklarla yakından ilgilenmiş, onların iyi yetişmeleri için çalışmıştı. Ünlü yazar Ercüment Ekrem Talu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk’le bir çocuk arasında geçen konuşmayı bir yazısında şöyle

ÇIRAKLIĞINI YAPMADIĞIN İŞİN PATRONU OLAMAZSIN Gözlerinden enerji fışkırıyor… Ellerini masanın üstünden kaldırıp, oturduğu koltuğa biraz daha yaslanıp kendinden emin bir sesle “Çıraklığını yapmadığınız bir işin patronluğunu yapamazsınız! Sanayici olarak yetişmişiz. Bilmediğimiz işlere girmeyiz. Dürüst olup cesaretli kararlar verdikten sonra, başarı peşinden gelir

Yıllar önceydi. Ankara’da; Milli Eğitim Bakanının odasının kapısı çalındı. İçeriden kararlı ve tok bir ses; -" Girin" diye seslendi. Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise öğrencisi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak -"Babacığım, elini öpmeye geldik Gazi ile beraber" diyerek arkadaşını gösterdi. Mezun olmuşlardı iki

NAPOLYON BONAPART Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart‘ı bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: ‘Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz’ gibi fikirler yürütmeye başlayınca Napolyon: ‘Evet, onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım!’ MİCHAEL DE BAKEY Dünyanın en ünlü

Hintli bir yaşlı usta, çırağının her şeyden sürekli şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer

Ahlak felsefesinin kurucusu kabul edilen antik Yunan filozofu Sokrates öğrencilerini nasıl seçerdi? Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: – Bir gün dahi olsa sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, niye bir gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi var? Socrates, bu

Her ne kadar roma imparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa'da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, mart ayının 25'inde

Özgürlük savaşçısı bir adam ülkeler arasında sürekli seyahat ediyormuş. Bir gece yine bir kervansarayda kalmış. Altın bir kafeste sürekli “özgürlük! özgürlük!”diye bağıran güzel bir papağan görünce şaşırmış. Papağan sürekli “özgürlük” diye ağlamaklı bir sesi tekrarlıyormuş. Adam kendi kendine “bugüne kadar pek çok papağan

Irvin Yalom, Amerikalı bir varoluşçu psikoterapist ve yazar. Ülkemizde özellikle son yıllarda yayınlanan birçok kitabı, insanların psikolojiye, psikanalize ve varoluşçu yaklaşıma ilgi duymasını sağladı. “Ben de sizin gibi gece korkularıyla boğulurum. Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm.

Baharın yüzünü gösterdiği, toprağın canlandığı, etrafımızın yeşermeye başladığı şu güzel günlerde, ülkemizin içinde bulunduğu durum, hepimizin içini karartmaktadır. Bu sabah uzun zamandır ilk defa kuş sesi ile uyandım. Bütün negatifliklere rağmen kuşlar neşe içindeydi. Bize ne oluyordu? Neden hemen ümidimizi kesmiştik birçok şeyden? Sonra

“BEDELİ ÇANAKKALE’DE” Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi( 1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden