Tolstoy’un "İnsan Ne İle Yaşar" adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde

İsveçli iş adamı ve girişimci Ingvar Kamprad, 70 yıldır dünyanın en büyük mobilyacılarından biri olan IKEA’nın başında bulunujyor.   Kamprad, 48 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanlarından biri aynı zamanda. İKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad, bu denli varlıklı olmasına rağmen sadeliğe ve

Bu hikaye, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğlunun gerçek bir hikayesidir. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi

Bu yazıyı okuyun ve sonra unutun! Anneler Günü Kutlansın diye çalış çabala, sonra da  pişman ol! Zaman makinesi icat olunsa ve Anna Jarvis’in kullanmasına izin verilse, 1907'ye gider ve kendi projesini kendi elleriyle yok ederdi. Bunu neden mi yazdım? Şu sebeple: Annesine hediye verebilme

İlişkide başarı için 8 yöntem. Günümüzde çiftlerin ilişki sürelerinin ortalama 3-4 ay, evlilik sürelerinin de ortalama 6-7 yıl gibi süreler içerisinde sonlandığını vurgulanmakta, tüketim toplumunun getirdiği psikolojik etmenlerin boşanmalarda daha büyük etken olarak karşımıza çıktığını söyledi. Uzmanlara göre iki kişiyle oynanan

"Hıdırellez her sene 5 Mayıs ikindi vakti başlayıp, 6 Mayıs ikindi saatine kadar, bilhassa 5 mayıs gecesi güneş battıktan sonra, dilek ve niyetlerimizin kabul olduğu inancı ile binlerce yıldır kültürümüze yerleşmiş önemli bir geleneğimizdir. İnanca göre Hz. Hızır karadan ve Hz.

Kintsugi, diğer adıyla kintsukuroi, tarihi 15. yüzyıl Japonyası’na dayanan bir “tamir sanatı”. Eski Japonca kintsugi kelimesi dilimize “altın birleştirme/tamir,” ya da “altınla yamama” olarak çevriliyor. Kintsugi zanaatının altında yatan felsefe kırılan veya eskiyen eşyalardaki güzelliği görmek şeklinde tanımlanan “wabi-sabi.” Bu felsefeye

HAYAT, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostlarımızı *ve *benliğimizi temsil etmektedir. Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur. Onu düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak diğer 4 top

Gemilerde "jurnal" adı verilen bir seyir defteri bulunur. Gemi limandayken ya da seyir halindeyken yaşanan gelişmeler bu jurnal defterine kaydedilir. Geminin rotası, hızı, geldiği ve gideceği liman, vardiya değişimleri gibi bilgiler jurnale not edilir. Gemi sığ sulardan ve önemli su yollarından

Çocuklarda ödül ve cezaya keyifli bir yaklaşım.   Bir yerlerden duyduğum bir hikayeyi aklımda kaldığı kadarıyla aktarmak istiyorum. Her anne-baba hatta yetişkinin okuması gerektiğin düşünüyorum. Okuyan herkesin, kendince bir çıkarımı olacaktır. Olay nerede, ne zaman geçiyor bilmiyorum. Yaşlı bir kadının evinde oturmaktadır. Çocuklar

Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile

Pazartesi günü, bir çok çalışanın kabusu! Sabah gergin kalkıp işe gidiyor, günü iş yerinde geçiriyor, arada fırsat bulursak kendimiz için küçük şeyler yapıyoruz. Pazartesi gününü neden bu kadar abarttık bilemiyorum ancak, bu gerginliği hafifletecek bir kaç çay önerimiz olacak. Biberiye çayı: Özellikle Migren ve baş ağrılarına

• “Hayır” diyemediğimiz, iyi niyetli olduğumuz için yaptığımızı sandığımız her şey. • “Keşke” diyerek hayıflandığımız her şey. • ”Yarın yaparım” diyerek ertelediğimiz her şey. • Canımızı sıktığı halde görüşmeye devam ettiğimiz herkes. • Cevaplamadığımız mailler. • Evimizde sizi bekleyen fakat bir türlü vaktimiz olmadığı için

Amerika' da bir Üniversitede, profesör derse şöyle başlamış : "Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?" Tüm öğrencilerden bir çok değişik cevap gelmiş: - İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim, - Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım, -

Bir işadamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçen paspal, sevimsiz bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; 'Bakın bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Seyredin şimdi

Doğan Cüceloğlu'nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma: Cüceloğlu : Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı? Katılımcılardan Biri : Allaha şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok. Cüceloğlu : Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir

Hint felsefesi, Hinduizm'in kuramlarının yazıldığı Veda'lara dayanır. Veda, bir çeşit ansiklopedidir. Eski ciltleri ilahilerle dolu iken, nispeten yeni bölümleri bu ilahi ve beyitlerin felsefi yorumlarını içerir. Rigveda adı verilen bu metinlerde örneğin: "Tanrılar ve insanlar yokken bu evrende ne vardı?" gibi

Ünlü matematikçi Pythagoros (Pisagor)’un 2 bin 500 yıl önce icat ettiği ters çan biçimindeki bu kupa. Bu kupa ilginç bir özelliğe sahiptir. Kupanın altı delik olmasına rağmen içindeki asla dökülmez ne zaman ki kupaya doldurulan içki, kupanın sınır çizgisini aşar o zaman

Kaliforniya’ da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi’ nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri

Bir şirketin yardım hattında kayıt altına alınmış bir telefon konuşması. Bu konuşma sonrası yardım hattındaki eleman işinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini “Gerekçesiz” isten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte telefon konuşması : – Yardım hattı, buyurun, nasıl yardımcı olabilirim? – Bir

Bir çiftçi, fırtınası bol bir tepede bir çiftlik satın almıştı. İlk işi bir yardımcı aramak oldu ama ne yakınındaki, ne de uzaktaki köylerden hiç kimse onunla çalışmak istemiyordu. Çalışmak için müracaat edenlerin çoğu da çiftliğin yerini görünce, çalışmaktan vazgeçiyor. "Burası pek fırtınalıdır, siz

Genç kız evliliğinin üçüncü ayında annesine geldi. Sevdiği adamla evlenmişti, sevildiğini de biliyordu. Ancak bir şeyler yolunda gitmiyor gibiydi. Anne kız herkesin terk ettiği sahilde gün batımını seyrettiler. Anne uzun bir süre sessiz kaldı. Çocuklarına yapabileceği en güzel iyiliğin, onları dinlemek

Borçları giderek artmakta olan bir iş adamı, umutsuzluğa kapılmış, hiçbir çıkış yolu göremiyordu. Bankalar kredi talebini reddediyor, alıcılar da sürekli olarak ödeme talebinde bulunuyorlardı. Tüm bunlardan bunalan adam, nefes almak için parktaki bir bankın üzerine oturdu ve başını iki elinin arasına alarak

Bir gün bir anne, yanına oğlunu alarak Gandhi’yi ziyarete gitmiş. Annenin amacı, dünyanın en büyük liderlerinden biri olan Gandhi’den yardım istemekmiş. Oğlu şekere bağımlıymış ve şekere olan bu tutkusunu bırakabilmesi için Gandhi’nin yardımını istiyormuş. “Gandhi, oğlum çok fazla şeker tüketiyor. Lütfen

Bugün hayata gözlerini yuman ünlü oyuncu Tarık Akan bir TV programında anlattığı hikayedir. Çok etkilendiğim için paylaşmak istiyorum. Babasının tayini çıktıktan sonra Kayseri'ye gittiklerini ve Sümer İlkokulu'na devam ettiğini söyleyen Akan, hayatını değiştiren Ayla öğretmenini şöyle anlattı: "Okuma-yazmam yok. Öğrenmemişim. Ayla öğretmenimin

Aydın Valiliği'ne atandığında, henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gider. Tebdil-i kıyafet gelir. Acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye der ki "Başhekimin odası nerede?" Hemşire şöyle bir bakar Yazıcıoğlu'na. Tanıyamaz tabi. Küçümseyici

Üniversitelerimizde yaptığım söyleşilerde bana en çok para hakkında soru sorulur. Herhalde iş adamı olduğum için. Ben, “paranın iki kişiliği vardır” derim. Birincisi; para bir değiş tokuş aracıdır. Para verip yiyecek, giyecek, ev, bark, hatta sağlık satın alabilirsiniz. İkincisi ile gelecek korkusunu yenersiniz. “Yaşlılığımda çaresiz, muhtaç, perişan kalmam, çünkü kötü

Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına ” Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş. ” Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de

Adı Fleming’di ve fakir bir çiftçiydi. Ailesi için para kazanma çabasında olduğu bir gün, yakındaki bataklıktan gelen , yardım isteyen bir ağlama duydu. Aletlerini yere düşürdü ve bataklığa koştu. Orada, beline kadar ıslak ve siyah hayvan dışkıları içinde batmakta olan bir çocuk buldu,

Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: Saygıdeğer hocam, uzun zamandır sizi takip ediyorum. Her dediğinizin bir mantığı olduğunu görüyorum. Ancak kafamı kurcalayan bir şey var. Sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, bu gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Sahi bu gölcükte ne var? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi

Uyuşturucu bağımlısı bir babanın, iki çocuğundan biri aynı babası gibi uyuşturucu bağımlısı olmuştur ve hapisaneye girmiştir. İşin ilginç yanı aynı babanın diğer oğlu ise büyük bir şirketin genel müdürü olmuştur. Bu olay gazetecilerin çok dikkatini çeker ve hapisanedeki baba ile görüşme

Babalar her zaman en iyisini bilmeyebilir, ama çoğu zaman çocuklarının hatırlayacağı ve kariyerlerinde kullanacağı öğütleri paylaşırlar – ister doğrudan, ister dolaylı olarak. Kim olduğunuzu unutmamaktan, belirsizliği benimsemeye kadar, dünyaca ünlü CEO'ların babalarından öğrendiklerini,  sizlerle paylaşıyoruz. “Dikkatin dağılmasın.” Jim Koch, Samuel Adams’ın kurucusu “Babama

Bir Afrika Atasözünde der ki: Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da Kafasında bir tek düşünce vardır. En hızlı kosan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olur. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında bir tek düşünce vardır. En yavaş kosan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir. İster

Steve Jobs'u bilmeyen yoktur. Teknolojide yeni kapılar açan bu radikal insanın çok az tarafından bilinmeyen ilginçliklerini aşağıda sıraladık. 1. Jobs neden Apple’dan atıldı? Herkes Steve Jobs’un 1985 yılında Apple’dan atıldığını biliyor. Biraz daha araştıranlar ise Apple’ın sahibi John Sculley ve Steve arasında

Yaşlı bir adam, sabah erken evinden çıkmış. Yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar

"Yirmi altı yaşındaydım..Amerika'ya yeni gitmiştim,,, Osgood'un araştırma asistanlığını yapıyorum. Aynı odada, John ve Gary adında iki asistan daha var. Bir cumartesi günü ofise gittiğimde, Halının üstünde emekleyen bir oğlan çocuğu gördüm. Gary oğlunu getirmişti. Herkes kendi işini yapıyordu. Ben de masama oturdum, Çalışmaya başladım. Odada oldukça

Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş. Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş , ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler

Profesör sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde tas aldı

ÇÖP KAMYONU KANUNU Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Ticari taksinin şoförü bu siyah arabaya çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört

Bilinen ama hoş bir hikaye. Belkide okumak için doğru zamandır :) Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda

Husk Power Systems (“HPS”) / Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üretimi Pirinç çeltiği atıklarından elektrik üreten %100 biyo kütle santrali ile ilk kez 2007’ de bir köyün aydınlatılmasını sağlayan Husk Power Systems (“HPS”) bugün Hindistan’ın kırsal kesimlerinde 250’yi aşkın köy ve mezrada

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk çocukları çok sever, onlarla konuşmaktan büyük zevk duyardı. Bir çok çocuklarla yakından ilgilenmiş, onların iyi yetişmeleri için çalışmıştı. Ünlü yazar Ercüment Ekrem Talu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk’le bir çocuk arasında geçen konuşmayı bir yazısında şöyle

ÇIRAKLIĞINI YAPMADIĞIN İŞİN PATRONU OLAMAZSIN Gözlerinden enerji fışkırıyor… Ellerini masanın üstünden kaldırıp, oturduğu koltuğa biraz daha yaslanıp kendinden emin bir sesle “Çıraklığını yapmadığınız bir işin patronluğunu yapamazsınız! Sanayici olarak yetişmişiz. Bilmediğimiz işlere girmeyiz. Dürüst olup cesaretli kararlar verdikten sonra, başarı peşinden gelir

Yıllar önceydi. Ankara’da; Milli Eğitim Bakanının odasının kapısı çalındı. İçeriden kararlı ve tok bir ses; -" Girin" diye seslendi. Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise öğrencisi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak -"Babacığım, elini öpmeye geldik Gazi ile beraber" diyerek arkadaşını gösterdi. Mezun olmuşlardı iki

NAPOLYON BONAPART Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart‘ı bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: ‘Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz’ gibi fikirler yürütmeye başlayınca Napolyon: ‘Evet, onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım!’ MİCHAEL DE BAKEY Dünyanın en ünlü

Hintli bir yaşlı usta, çırağının her şeyden sürekli şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer

Ahlak felsefesinin kurucusu kabul edilen antik Yunan filozofu Sokrates öğrencilerini nasıl seçerdi? Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu: – Bir gün dahi olsa sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, niye bir gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi var? Socrates, bu

Yılmaz Babaoğlu, “Tatlı bisküvide rekabet çok acıdır. 317 milyon TL ciromuz var. 81 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’de bisküvide üçüncüyüz” dedi. Babaoğlu, Sivaslı bir bakkaldan işittiği azarın BİFA’nın gelişmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. BİSKÜVİ Fabrikaları’nın ilk iki harfi bir araya getirilip 60

Özgürlük savaşçısı bir adam ülkeler arasında sürekli seyahat ediyormuş. Bir gece yine bir kervansarayda kalmış. Altın bir kafeste sürekli “özgürlük! özgürlük!”diye bağıran güzel bir papağan görünce şaşırmış. Papağan sürekli “özgürlük” diye ağlamaklı bir sesi tekrarlıyormuş. Adam kendi kendine “bugüne kadar pek çok papağan

Irvin Yalom, Amerikalı bir varoluşçu psikoterapist ve yazar. Ülkemizde özellikle son yıllarda yayınlanan birçok kitabı, insanların psikolojiye, psikanalize ve varoluşçu yaklaşıma ilgi duymasını sağladı. “Ben de sizin gibi gece korkularıyla boğulurum. Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm.

Baharın yüzünü gösterdiği, toprağın canlandığı, etrafımızın yeşermeye başladığı şu güzel günlerde, ülkemizin içinde bulunduğu durum, hepimizin içini karartmaktadır. Bu sabah uzun zamandır ilk defa kuş sesi ile uyandım. Bütün negatifliklere rağmen kuşlar neşe içindeydi. Bize ne oluyordu? Neden hemen ümidimizi kesmiştik birçok şeyden? Sonra

“BEDELİ ÇANAKKALE’DE” Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi( 1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden

İslam öncesi Türklere ait bilgiler M.Ö. 4000-4500 yıl gerilere kadar ulaşmaktadır. Bu konu bağlamında her şeyden önce Türk dili analiz edilmelidir. Hiçbir Türk dilinde cinsiyet ayrımı yoktur. Çünkü Türk kültüründe cinsiyetler arası ayrımcılık bulunmamaktadır. Ayrıca ilk şamanların kadın olduğuna ve

1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz. 2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır. 3. Tüm gücünle

Ukraynalı ressam Oleg Shuplyak'a ait olan bu resimde ilk neyi gördünüz? Bu resimde ilk gördüğünüz objeye göre, nelere önem verdiğinizi ve hangi yönlerinizi geliştirmeniz gerektiğine bakalım. İlk olarak arkadaki adamı gördüm diyorsanız: Hayatınızı başkalarına adayarak geçiriyorsunuz, çok fedakarsınız ama artık uyanma zamanınız

İlişkilerde Acabalar. Acaba doğru insanla mı beraberim? Acaba beni seviyor mu? Acaba ileride değişir mi? Acaba düzelir mi? Şu an mutsuzum ama acaba mutlu olur muyum? Bu ve buna benzer soruları kendinize sık soruyor musunuz? O zaman aramıza hoş geldiniz. Bu soruları kendimize neden sık sorarız? Hiç

[sg_popup id="12" event="onload"][/sg_popup]Koçluk bilinenin aksine danışmanlık ya da danışma makamı değildir. Koçlar danışanlarına şunu yap, bunu yap, böyle davran gibi cümleleri kesinlikle söylemez, danışanlarını bir şeyler yapmaya zorlamaz, yargılamaz, yorumlamaz ve yönlendirmezler. İnsanlarımızın yüzde doksanının belki de en basit ve basmakalıp

Çinli Gelin Kaynana Hikayesi: Kaynanasıyla geçinemeyen gelinin hayret verici intikamı ve gelişen akıl almaz hikayesi! Uzun yıllar önce Çin'de LiLi adlı bir kız evlenip, aynı evde kocası ve kaynanasıyla birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa süre sonra kayınvalidesiyle geçinmenin çok zor olduğunu anlar.

Afrika'da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir. Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Onlara "hadi, şimdi başlayın birinci olan ödülü alacak" der. O anda bütün çocuklar elele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve

İkili ilişkilerle ve evliliklerle ilgili yaptığım çalışmalardan edindiğim sonucu anladığım şekilde sizlerle paylaşmak istedim. Çok basit birkaç şeyi yaparsak, ilişkilerin bitmesine neden olan olayların en az yarısının önüne geçebilir, daha sağlıklı, daha aşk dolu ve daha güvenli ilişkiler yaşayabiliriz. Koçluk kavramı,

Teriminin kökü ‘koç’(coach) kelimesi, İngilizcede ‘bir yerden bir yere taşıyan araç’ anlamındadır; 16’ncı yüzyılda Fransızcadan İngilizceye geçmiş. Bugünkü bağlamına yakın biçimde ilk defa, 1840 yıllarında Oxford Üniversitesi’nde, öğrencileri sınava hazırlayan hocalar için kullanılmaya başlamış. Sonraları, sporcuları müsabakalara hazırlayan antrenörler için

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi. Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman

Düşünce gücü ile zayıflama daha çok ABD’de yapılmaktadır. ABD’de yaygınlaşan, Ülkemizde de Kişisel Gelişm Online tarafından araştırılan, NLP Diyetsiz Zayıflama Programı, beynimizi kullanarak düşünce gücü ile kilolarımızdan kurtulmamızı sağlar. Diyet bazı kısıtlamalar getirdiği için, (mesela karbonhidrat, protein gibi…) verilen kilolar tekrar

Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor. - Buyrun? - Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp

Duygusal Zeka Testinde, Elinize bir kağıt kalem alarak, Bütün sorulara Evet, Bazen yada Hayır cevabı vereceksiniz. Testin sonunda, Kaç tene Evet, kaç tane Bazen ve kaç tane Hayır cevabı verdiğinizin sayısını not almalısınız. Duygularımı tanıyorum. Üzüntümün ve korkumun farkındayım. Üzüldüğüm zaman

Şöyle bir geçmişe dönüp baktığınızda ilişkilerinizdeki hatalarınızı sonrasında daha tarafsız olarak görebiliyor musunuz? Aslında şöyle davranmasaydım, böyle olurdu gibi pişmanlıklar yaşıyor musunuz? Evet zaman makinası henüz keşfedilmediği için geçmişe dönüp bunları değiştirme imkanımız maalesef yok ama gelecekteki yeni ilişkilerimizde artık