M.Ö 240 İskenderiye’de Eratosthenes adında biri yaşamıştır. Bir rakibi ise onu Yunan alfabesinin ikinci harfi olan ” beta ” ile çağırmaktaydı. Bu şekilde çağırmasının sebebi Eratosthenes’in her şeyde ikinci en iyi olduğunu söylüyordu. Fakat açık olan şu ki Eratosthenes bütün konularda alfaydı. O tam bir gökbilimci, tarihçi, filozof, coğrafyacı, tiyatro eleştirmeni, ozan ve matematikçiydi. Hatta Koçtu. (Koçluk nedir?) Ayrı zamanda yaşadığı yerin Kütüphane Müdürüydü. Ve bir gün kütüphanede bir papirusu okurken ilginç bir bilgiye rastlamıştı. Dünyanın en iyi online koçluk eğitimini incelemek için tıklayınız. 

Güney’de Avsan’ın sınırındaki karakolda kayda geçebilicek bir şeyi öğrendiğini fark etti. 21 Haziran’da, bir tapınak sütünunun yada bir çubuk gölgesini öğleye doğru giderek kısalır. Saatler öğleye doğru yaklaşırken Güneş’in ışınları diğer günlerde derin kuyunun yanına düşmekteydi.

Daha sonralarda ise tam bir öğlen vaktinde, sütünların gölgesi yok olur. Daha sonra Güneş doğrudan kuyunun içine yansır. Bu yansımada ise Güneş tam tepededir.

Başka bir insanın kolayca görmezden gelebileceği bir gözlemdi. Çubuklar, kuyular, gölgeler, yansımalar ve Güneş’in konumunu gözlemlemek çok basit olaylardır.

Fakat Eratosthenes bir bilim adamıydı. Ve gündelik olaylara bakış açısı Dünya’yı değiştirmiştir. Diğer anlamda ise Dünya’yı şekillendirmiştir. Eratosthenes İskenderiye yakınlarında bir çubuğun 21 Haziran’da öğlene doğru gölge yapıp yapmayacağını anlamak için gözlem yapabilcek kadar soğukkanlı düşünebiliyordu. Anlaşıldığı gibi çubuk gölge yapıyordu.

Aşırı kuşkucu biri Avsa’dan gelen bilgide bir yanlışlık olacağını söylebilirdi. Fakat bu tam anlamıyla gözlemdi.

Peki bu sıradan konuda biri neden yalan söylesin ki ?

Eratosthenes Asvan’da hiç gölge yokken nasıl olurda aynı anda İskenderiye’de dikkate değer bir gölge oluşabiliyor. Diye düşünmüştür. Bunun tek cevabı ise Dünya’nın yüzeyinin eğimli olmasıydı. Eğim ne kadar artarsa gölgelerin uzunluğu arasında fark o kadar artıyordu.

Eratosthenes İskenderiye ve Asvan arasındaki uzaklığı biliyordu. Uzaklığın 800 km olduğunu biliyordu, Nasıl biliyordu sorusuna gelicek olursa Eratosthenes bu hesaplamayı yapabilmek için adımla ölçecek bir adam tutmuştu. 800 km’nin 50 katı 40.000 km’dir. Bu Dünya’nın çevresine karşılık geliyor Dünya’nın etrafını dönecek olursak geleceğimiz mesafe tam olarak budur. İşte doğru yanıt budur.

Bu bilim adamının araçları çubuklar, gözler, ayaklar ve akıldı.

Ve Dünya’nın Yuvarlak Olduğunu Eratosthenes kanıtlamıştır.

Siz de inovatif düşünmek ve yeni fikirler üretmek için bu eğitimimize göz atmalısınız. 

Sevdiklerinizle paylaşın!

Yorum yapılmamış

BİR YORUM BIRAK