Kişisel Gelişim Nedir?

Kişisel Gelişim Nedir?

Bazı kavramlar vardır, hemen herkes kullanır ama net bir tarifi yoktur. Kişisel gelişim kavramının da hepimizin zihninde bir algısı var, ancak içeriği yada tarifi tam bilinmediği için, anlamlar havada uçuşur.

Bir dakika durun ve düşünün. Sizin kişisel gelişim tarifiniz nedir?

Gözünüzün önüne çok net bir resmin gelmeyeceğini düşünüyorum. Belki kendiniz ile ilgili gelecekten bir resim görüyor olabilirsiniz. Bu bence en iyisi.:)

Soruyu tekrarlayayım:.

Kişisel gelişim nedir?

  • Kişisel gelişim çok fazla eğitim almak mıdır?
  • Çok fazla şey öğrenmek midir?
  • Binlerce kitap okumak mıdır?
  • Ferrari almak mıdır?
  • Ferrariyi satmak mıdır?

Şu an nasıl bir anlamı var bilmiyorum ama, size 15 yıldır işi “Kişisel Gelişim” olan biri olarak, kişisel gelişim kelimesinin içini doldurmaya çalışacağım.

Gelişim kelimesini, ilerleme, çağdaşlaşma gibi görürüz.

Kişisel gelişim kavramı her ne kadar son 40-50 yıldır söylense de, binlerce yıldır mevcut bir durum olabilir mi? Konfiçyüs’ün söylemlerini, Sokrat’ın yaklaşımını, Mevlana’nın bakış açısını, kişisel gelişimin dışına atabilir miyiz?

Yunus Emre’nin “Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.” sözü size engelleri aşmak için bir dayanak oluşturmuyor mu?

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Bizi diğer canlılardan ayıran en büyük fark, ihtiyaçlarımızın çeşitliliğidir. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine bir göz attığımızda, piramidin tepesine doğru çıkıldığında, sadece insana ait olan özellikleri görmeye başlarız.

Peki, bizi diğer canlılardan ayıran en temek özellik nedir?

Büyük ihtimalle ilk aklımıza gelen kelime “Akıl” olacaktır. Ancak bence akıl değil! “Davranış”

Kişisel Gelişim, kendimiz için istediklerimizi gerçekleştirmek diye özetleyecek olursak, davranış burada inanılmaz önem kazanıyor.

Stranford Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, davranışlarımızın sadece %6’sını bilinçli olarak yapıyoruz. Başka bir deyişle, davranışlarımızın %94’ünü bilinçaltımız yönlendiriyor. Bilinçaltı kelimesine takılmayalım, bilinçdışı ile aynı anlamı taşır.

Hal böyle olunca, ortaya şöyle durumlar çıkıyor. Biz bilincimizle hedefler koyuyoruz. Ancak davranışlarımızın oluşumunda, bilinçaltımız daha etkin olduğu için, istediklerimizi gerçekleştirme oranımız oldukça düşük oluyor.

Burada başka bir boyut açılıyor. Kişisel gelişim bilgi değildir!

Bilgi geçmişte güçtü. Öğrenme imkanları azdı, kısıtlıydı ve insanların ulaşma imkanı kısıtlı olduğu için, bilgi bir güç idi. Günümüzde ise, istediğimiz bilgiye, saniyeler içinde, çok kolay bir şekilde ulaşabiliyoruz.

Burada bir doktor arkadaşımın sözünü paylaşmak istiyorum.

Bize gelen hastalar, artık hastalıklarını çalışıp geliyor. Ne yapıp ne yapmamalarını bilerek geliyorlar. Son yıllarda ise, hem hastalıklarını hem de bizleri çalışıp geliyorlar. Siz şu konuda iyiymişsiniz diye. 🙂

Peki Kişisel gelişimin bilgi olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Sigara, alkol, fazla kilo, atalet. bunların hepsinin bize zarar verdiğini biliriz. Mesela sigara içen birisi, kaç tür zehir soluduğunu bilir. Peki bu bilgi, sigara içme alışkanlığına bir etki yapar mı?

Cevap: çok azdır (%6 civarında)

“Peki, kişisel gelişim bilgi değil ise, nedir?” diyeceksiniz.

Kişisel Gelişim. “Davranış Değişikliğidir.”

Biraz daha açacak olursak; duyu organlarımızla, bir takım bilgiler alıyoruz. Bu bilgileri, bilinçaltımızdaki bilgilerin süzgecinden geçirerek, tepkiler üretiyoruz. Etkiye tepki diyebiliriz.

Bu etkiye tepki süremiz çok düşüktür. Milisaniyeler içince otomatik tepkiler gerçekleştiririz.

Bana göre Kişisel gelişim= bu milisaniyeler içinde gerçekleşen tepkileri değiştirebilmektir. Daha kaba bir tabir ile, diğer canlılardan farklı tepkiler verebilmektir.

Bu yüzden, içselleştiremeden binlerce kitap okusanız da, bulduğunuz bütün eğitimleri alsanız da, sabahtan akşama kadar kişisel gelişim videoları izleseniz de; kişisel olarak gelişmiş olabilmeniz için, diğer canlılardan farklı tepkileri, otomatik olarak üretebilmeniz gerekir.

Bu yüzden bütün kişisel gelişim yöntemleri, değiştirmek istediğiniz davranışları, nasıl değiştirebileceğinizin yolunu ararlar.

Koçluk, bunu insanın kendine yani bilinçaltına buldururken; NLP, düşünceleri değiştirerek; Kuantum, inanışları değiştirerek; Hipnoz ise, doğrudan ne yapacağınızı telkin ederek aynı amaca hizmet eder.

Her biri, birbirinden değerli olan bu yöntemlerin hepsi herkese çözüm bulamayabilir. Ancak doğru uygulandığı zaman, bu yöntemler ile, davranışlarınızı değiştirmeniz oldukça kolay olacaktır.

Konu kesinlikle ve kesinlikle bilmek değil, yapmak hatta olmaktır.

Bu yüzden benim kişisel sloganım da;

“Bilen değil yapan kazanır” dır. Zira yapa yapa alışkanlık haline gelir ve davranışlarınızı değiştirebilirsiniz.

.

.

.

Sevdiklerinizle paylaşın!

Yorum yapılmamış

BİR YORUM BIRAK