Doğru Nefes Teknikleri Eğitimi

İnsanların %90’ının doğru nefes alamadığını ve doğru nefes alamamanın kanserden, kalbe varıncaya kadar yüzlerce ölümcül hastalığın sebebi olduğunu artık bilim insanlarının da kabul ettiğini biliyor musunuz?

Doğru Nefes Teknikleri Hakkında:

Nefes almak basit ve doğal bir eylem olması gerektiği halde çoğumuz yanlış nefes alıyoruz ve bu yanlışlığı o kadar uzun süredir yapıyoruz. Nefes aldığımızı zannediyoruz ama esasında tek yaptığımız nefesi içimizde tutmak: bilhassa karınlarını içerisine çekip durmayı alışkanlık durumuna getiren kadınlarda doğal nefes alıp verme işlemi tamamen bozuluyor. Kısaca, yanlış nefes alarak nefesin vücudumuza vereceği pek çok iyilikten mahrum olmuş oluyoruz!

Doğru Nefes Almanın Önemi

Nefes almak doğal ve otomatik bir dürtüdür. Farkında olmasak da nefes alırız. O halde nasıl nefes alınması gerektiğini öğrenmek saçma gelebilir. Ancak, alışkanlıklar vakit içerisinde ve farkında olmadan doğru nefes almayı kişiye unutturabilir! Örneğin doğru nefes almayı önleyen duruşları alışkanlık durumuna getirdiğimizde kısa nefesler akciğerin maksimum kapasiteyle çalışmasını önleyebilir. Bundan başka yaşadığımız sosyal koşullar sağlığımız ve solunum sistemimiz için tam olarak ideal olmayabilir.

Doğru nefes aldığımızda, Vücudumuza ve organlarımıza yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereksinim duydukları oksijenin sağlanmasının yanında, Vücuttan atılması gereken atık ve toksinlerden de kolayca kurtuluruz.

Oksijen vücudun ana ihtiyacıdır: İç organların, bezlerin, sinir sistemi ve beynin çalışması için elzemdir. Besin olmadan birkaç hafta, su olmadan birkaç gün yaşanabilir ama oksijen olmadan birkaç dakikadan fazla yaşanamaz.

Beynin diğer organlara oranla daha fazla oksijene gereksinimi vardır. Yeterli oksijen almazsa zihinsel bulanıklık, olumsuz düşünce, depresyon ve peşinden işitme ve görme bozuklukları başlar. Yaşlılar ve damar tıkanıklığı olanlar beyinlerine yeterli oksijen gitmediğinden genellikle olumsuz ve depresif olur. Akut bir dolaşım bozukluğunun kalbe giden oksijeni durdurması kalp krizi, beyne giden oksijeni durdurması da beyin kanamasına yol açar. Yetersiz oksijen almanın yaratabileceği rahatsızlık ve hastalıkların listesi uzun: Sonuç olarak oksijen “kaliteli ve sağlıklı” bir yaşam için çok önemli ve gerekli!

Özellikle oturarak çalışan insanların devamlı yorgun hissetmeleri, sinirli ve verimsiz olmalarının ana sebeplerinden biri yetersiz oksijendir. Uyku düzenlerinde de problem yaşarlar ve dolayısıyla güne kötü başlarlar. Fasit döngüde bağışıklık sistemleri de zayıflar ve problemler artarak devam eder. Doğru nefes almak bütün bu problemleri ortadan kaldırabileceği ve bu nedenle hayat kalitesiyle paralel olarak başarıyı da artıracağı için mühimdir.

Canlılık ve gençliliğin ana sırlarından biri temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde etmenin en kolay yolu da soluduğumuz havada saklıdır. Doğru nefes alarak vücudun bütün organlarının doğru beslenmesini sağlayacak ve verimlilik sürelerini artıracak; bu arada daha sağlıklı bir cilde de kavuşacaksınız. Kısaca doğru nefes almak gençleşme sürecinizi başlatacaktır.

Nefes alırken nerede yanlış yapıyoruz?

Nefesimiz fazla sık ve fazla sığ! yeterince oksijen almıyor ve yeterince karbon dioksit vermiyoruz. Sonuçta vücutlarımız oksijene aç ve fazla toksinle yüklü! vücuttaki her hücrenin oksijene gereksinimi vardır ve canlılık seviyemiz bütün hücrelerimizin sağlıklı olmalarıyla direkt ilişkilidir.

Sığ nefes alıp vermek akciğerlerin yeterince çalışmamasına sebep olur. Sonuç olarak bazı işlevlerini kaybederek cansızlığı artırır, yaşlanmayı hızlandırır, bağışıklık sistemini bozar. Örneğin fil gibi yavaş nefes alıp veren hayvanların ömürleri daha uzundur. Daha yavaş ve daha derin nefes alıp vermemiz gerekmektedir.

Sık ve sığ nefes almamızın sebepleri nelerdir?

Genellikle acelemiz vardır. Nefesimiz de bu düzene uyum temin eder.
Modern yaşamın stresi hızlı ve sığ nefes almamıza sebep olur.
Basitçe hislerimize kapılıyoruz: Hızla sinirlenebiliyor, kızabiliyor veya endişelenebiliyoruz. Bütün bu olumsuz duygular nefesin hızlanarak sığlaşmasına neden olur.

Modern teknoloji fiziksel aktivitelerimizin çoğunu yok etmiş taktirde. Bu da doğru nefes için ters bir etki.

Daha çok kapalı alanlarda çalışıyoruz. Bu da daha fazla kirli hava solumamız anlamına geliyor. Vücut otomatik olarak daha az nefes alarak kendini korumaya çalışırken, yanlış nefes almak bir alışkanlık durumuna geliyor.

Yaşam ilerledikçe yanlış nefes alma alışkanlığı kalıcı bir hale gelir ancak bilinçli bir biçimde doğru nefes almaya tekrar yönelirsek zarardan dönülebilir.

“Normal” dediğimiz hayat tarzımızda akciğer kapasitesinin %10’unu kullanırız. Bu yaşamak için yeterli olmakla birlikte “sağlıklı” olmak için yeterli değildir.

Ortalama bir yetişkin dinlenirken dakikada 16 kez nefes alıp verir. İçimize çektiğimiz hava yaklaşık olarak %79 nitrojen, %20-21 oksijen, 0.04% karbondioksit ve az oranda diğer gazlar ve su buharıdır. Dışarıya verilen nefeste ise %79 nitrojen, %16 oksijen, %4 karbondioksit ve az oranda diğer gazlarla su buharı bulunur. Yani nefes alıp verirken yaşanan en önemli değişim %4 oksijen oranıyla %4 karbondioksit oranıdır.

Nefes almak bu kadar önemliyken %90’ımızın yanlış nefes alıyor olması, bizce, çok lezzetli suyu olan bir pınardan su içmek yerine bataklıktan su içmeye benzemektedir.

Doğru Nefes Teknikleri Seminerinin İçeriği:

  • Gürültülü veya sessiz nefes
  • Hızlı veya yavaş nefes
  • Tertipli veya düzensiz nefes
  • Düzgün veya düzensiz nefes
  • Derin veya sığ nefes
  • Eforlu veya eforsuz alınan nefes
  • İstemli veya istemsiz nefes
  • Ağızdan veya burundan alınan nefes
  • Rahat veya sıkıntılı nefes
  • Yüksek, orta, alçak nefes (nefesin nereye alındığıyla ilgili ayrım)
  • Nefesle ilgili organlarımız ise şunlardır:
  • Burun ve ağız
  • Farinks ve larinks
  • Bronşlar
  • Akciğerler ve torasks

Doğru Nefes Teknikleri Seminerine Kimler Katılmalı?

Herkes

Doğru Nefes Teknikleri Seminerinin Süresi:

Seminerimiz 2 saat, Eğitimimiz 1 tam gündür.

Yorum yaparak, sizden sonra okuyanlara fikrinizi ulaştırın.